28°C
ANKARA HAVA DURUMU28°C Az Bulutlu
BİZE ULAŞIN 0312 229 29 63

Haberler

Diyanet Bir-Sen

SENDİKACILIKTA İLKESEL DURUŞ ÖNEMLİDİR

- +

Diyanet Bir-Sen İstanbul Bölge Başkanı Mehmet Kumaş, toplumların şekillenmesinde STK’ların günümüz dünyasında önemli bir konuma sahip olduğunu ve bu önemin gün geçtikçe daha iyi anlaşıldığını söyledi.

Hz. Peygamber’in gençliğinde de STK gerçeğinin ve ona iştirakin görüldüğünü,  toplumun güven ve ahlakını bozanlara karşı duyarlı insanların oluşturduğu Hilfu’l-Fudul Cemiyetinin buna iyi bir örnek olduğunu belirten Kumaş, bu cemiyetin, Mekke’de hakkı gasp edilen mazlumların yalnız bırakılmaması için kurulmuş ve hayırlı işlerin yapılmasında etkili bir görev üstlenmiş olduğuna dikkat çekerek, aynı duyarlılık ve hassasiyetle günümüz STK’larının da haksızlıklara, zulme ve baskılara karşı onurlu bir duruş sergilemesi gerektiğini,  bunların gerçekleştirilebilmesinin ancak topluca organize olmaktan geçtiğine vurgu yaparak, bunun yolunun da güven veren Sivil Toplum Kuruluşlarının oluşturulması, yaşatılması ve desteklenmesiyle mümkün olabileceğini belirterek şunları söyledi:

“Günümüzün gelişen şartlarında özellikle STK yöneticilerinin elini taşın altına koyması, hakkı ve hukuku gözetmesi gerekiyor. Bunun yapılmamış olması hukukun üstünlüğü ilkesini gölgeler ve mazlum ve masum vatandaşların hukuka güvenini zedeler. İste bu hassasiyetleri Diyanet Bir-Sen çatısı altında görüyor ve çalışmalarımızı bu ilkeler kapsamında yürütüyoruz. Bu sebeple dostlarımızı yanımızda görmek bizi mutlu edecektir.

Bu vesileyle birkaç hususa değinmek istiyorum: Toplumun önemli bir kesiminin sıcak bakmadığı sendikacılığa olumlu yönde katkı sunmak istiyoruz ve bunu Diyanet Bir-Sen olarak başaracağımıza inanıyoruz. Şahsi olarak da bunu geçmişteki sendikal çalışmalarımız döneminde gerçekleştirdik. Kaldığımız yerden devam edeceğiz…

Biz öncelikle İslâm dininin mensubuyuz. Ardından Diyanet mensubu sonra da sendikalıyız. Bilinmelidir ki, mensup olduğumuz sendika dolayısıyla kurumumuzdaki farklı sendika mensuplarına ayrıştırıcı göz ve düşünceyle bakmayacağız. Çünkü din Görevlilerinin tümü kardeşimizdir. Geçmişimiz de referansımızdır.

Kendilerini çok güçlü gören bazı sendikaların temsilcilerinin yaptıkları gibi, bizden olmayanlara “şucu, bucu” vb. yakıştırmalarla asla tevessül etmeyeceğiz. Bu yakıştırmaları yapanların kendilerine güvenlerinin olmadığını ve kompleks içinde bulunduklarının bilinmesinde yarar var.

Sendikal konumumuz kesinlikle maddi çıkar ve beklentilerin kapısı olmayacaktır. Biliyoruz ki, hiçbir gidere el sürmeyip memurun 6-7 katı maaş alan sendikacılar temsil ettiği kişilere güven veremezler. Konumu ne olursa olsun hiçbir zaman bizi haksızın tarafında görmeyeceksiniz. Bizim için esas olan “hak”tır. “Hak” da kutsaldır. Sendikacılığı, ağababaları memnun etmek için değil hakkını samimi düşüncelerle arayan kişilerin teveccühünü kazanmak için yaptık ve yapacağız. Sendikal temsiliyetle üyelerin haklarını arayıp korurken ümmetin sorunlarına asla duyarsız kalmayacağız.

 “Söz Verdik, Güçten Değil Haktan Yana Olmaya…”

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.