10°C
ANKARA HAVA DURUMU10°C Yağışlı
BİZE ULAŞIN 0312 229 29 63

Haftanın Yazarı

Diyanet Bir-Sen

Toprağa Gömdüğümüz Değerlerimizden Biri: “Karz-ı Hasen”

- +

Ne güzel alışkanlıklarımız vardı…

Birbirimizin derdine derman olabilmek için yarışırdık adeta.

Bir ihtiyacımız olduğunda hemen komşumuzun kapısını çalar yardım isterdik, komşumuzun ihtiyacı olduğunda da bizim kapımızı çalardı.

Borçlanma durumu oluşurdu, her dönem olduğu gibi… Gönül rahatlığıyla komşu kapısı çalınırdı. Komşu bu talebi boş geri çevirmez, imkânı ölçüsünde karşılık verirdi. Allah rızasını üstün tuttuğu için borç isteyenlere imkân ve kolaylık sağlanırdı.

İslam literatüründe karz “geri ödenmek üzere verilen ödünç” anlamını taşırken, “Karz-ı Hasen” “Allah’a güzel bir şekilde borç veren” anlamına gelmektedir. Yani ihtiyaç sahibinin sıkıntısını gidermek için borç veren kişi, mecazen Allah’a borç vermiş olmaktadır. Bu durum da borç verenin huzur bulması demektir. Borç alan kişi sıkıntısı giderildiği için zaten huzurlu olmuştur.

Ne güzel bir durum… Veren huzurlu olmuştur, alan huzur bulmuştur. Hiçbir beşeri sistemde bu iletişimi görmek mümkün değildir.

Karz akdi, bir kimsenin fazlalık beklemeden nakit para veya tüketilmek suretiyle istifade edilen mislî bir malı, bilâhare mislini almak üzere bir şahsa vermesidir.

Karz-ı Hasen, maddi sıkıntısı olan kimseye ihtiyaç duyduğu parasal yardımı hiçbir dünyevi çıkar beklemeden borç olarak vermek ve vermiş olduğu borcu aynıyla geri almaktır. 

Bir toplumun refah seviyesinin yüksek olmasının sebeplerinden biri adil gelir dağılımı, bir diğer sebep ekonomik rahatlıktır. Ekonomik sıkıntısı olup buna çözüm bulamayan kişilerin toplum içinde fazla olması toplumun genel huzursuzluğuna sebep olacaktır.

Babalarımız, dedelerimiz ekonomik sıkıntıları “Karz-ı Hasen” usulüyle büyük oranda çözüyorlardı. “Karz-ı Hasen”in yok olduğu bir toplumda oluşan boşluğu faiz doldurur. Faiz de hem maddi rahatlığı, hem de manevi huzuru yok eder.

Geldik günümüze…

Babanın oğluna borç vermeye korkar olduğu bir dönem!

Hâlbuki Karz-ı Hasen kavramı Allah Teȃlȃ tarafından Müslümanlara önerilen bir sistemdir: “Malını Allah rızası için harcayıp da Allah’a güzel bir borç verecek kim vardır? İşte onun karşılığını Allah kat kat verecektir. Rızkı kısan da, bollaştıran da Allah’tır. Hepinizin dönüşü O’nadır.” (Bakara 2/244, 245)

Hz. Peygamber (S.A.V) de Karz-ı Hasen uygulamasının Müslümanca bir davranış olduğunu ifade eder. Bu güzel davranışı sergileyen kişilerin hesap gününde özel bir muamele göreceklerini haber verir: “Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah’da onun ahiret sıkıntılarından birini giderir. Kul kardeşinin yardımında olduğu sürece Allah’da onun yardımındadır.”

“Karz-ı Hasen”in bireysel boyutu yanında kurumsal boyutu da bulunmaktadır.

Karz-ı Hasen uygulamasını Ürdün İslam Bankası yaygın olarak kullanmaktadır. Bu Katılım Bankası bünyesinde Karz-ı Hasen Sandığı kurularak bundan öğrenci, hasta veya evlenecek olan gençlerin istifade etmeleri sağlanmıştır. Katılım Bankası’nın Karz-ı Hasen fonundan 2017 yılında 447.000 kişi yararlanmış ve fonda biriken miktar 20 Milyon Dinar’ı aşmıştır.

Banka bağlantısız Karz-ı Hasen uygulamaları da mevcuttur. Pakistan’da kurulan Akhuwat buna örnek olarak gösterilebilir. Akhuwat 2001 yılında hayırsever bir kurum olarak kurulmuştur. 2001’den 2020 yılına kadar, Akhuwat 4 milyondan fazla aileye kabaca 719.460.000 ABD Doları tutarında faizsiz kredi vermiş ve kredinin geri dönüşüm oranı %100’e yakın olmuştur.

Dünyada bu kurumların benzerleri bulunmaktadır.

Bu uygulama ile faize mahkûm edilmeden ihtiyaç sahibi milyonlarca kişinin sıkıntıları giderilmiştir. Dahası var! Faizsiz kredi verilirken din, dil, ırk ayrımı yapılmamıştır.

Ne büyük bir erdem…

Osmanlı’da, sosyal ve ekonomik olarak birçok sorunun sebebi olan faizli borç verme yerine Karz-ı Hasen (Güzel Borç) yöntemi kullanılmıştır. Bu uygulama için Para Vakıfları adıyla uygulamalar oluşturulmuş ve bundan büyük ölçekli tüccarlar dahi istifade etmiştir.

Günümüz Türkiye’sinde ise Karz-ı Hasen uygulaması bazı vakıf, dernek ve katılım bankalarının cüzi bir oranda üye veya müşterilerinin faydasına sunulmaktadır.

Ülke olarak bu konuda elle tutulur bir çalışmamızın olmadığını söylemek mümkündür.

Kadim Anadolu kültürünün bir parçası olan Karz-ı Hasen’in bugün uygulama olanağının yok denecek oranda olması, değerlerimizden bir hayli uzaklaştığımızı bize hatırlatmaktadır.

Karz-ı Hasen’in terkedilmesi toplum huzurunu bozan ana sebeplerdendir. Çünkü paraya ihtiyacı olan kişilerin borç bulamadıkları durumlarda başvuracakları yollar ve yöntemler bellidir. Ya hırsızlık yapacaklar veya faiz müesseselerine ya da tefecilere başvuracaklardır.

Her iki durumun sonucu da vahimdir.

Burada şunu söylemek mümkündür: Kendisinden borç para istenilen kişinin elinde para bulunup da borç vermezse, kişilerin hırsızlığa veya faize başvurmalarına sebep olmuştur.

Ne büyük bir vebal!

Bunu ifade ederken, borç alıp da zamanında geri ödemeyen veya hiç ödemeyen kişilerin Karz-ı Hasen kültürünü öldürdüklerini, bunun sonucunda da toplumda faiz ve hırsızlığın oluşmasına sebep olduklarını hiç unutmamaları gerektiğini ilave etmemiz gerekir.

Bu daha büyük bir vebal!

Yazımızı bir tavsiye ile tamamlayalım.

İhtiyacımız olmasa dahi zaman zaman dostlarımızdan iade tarihi belirtilerek borç para isteyelim ve alalım. Ödeme tarihi gediğinde de geciktirmeden teslim edelim. Toplumumuzda kaybolan güveni yeniden tesis etmek için bu uygulamayı zaman zaman tekrar edelim.

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.